Boundary object: Sınır nesnesi

Terim, gruplar arası işbirliğinin çoğunlukla grup üyelerinin fikir birliğine varabilmesiyle açıklandığı bir dönemde, birbirinden farklı amaçları ve ön kabulleri olan grupların fikir birliğine varmadan da birlikte çalışabiliyor olduğunu tartışabilmek için ortaya atılmıştır (Star, 1988; Star ve Griemeser, 1989). Terimi ortaya atan yazarlardan Star (2010), günümüze kadar geçen sürede terimin çok sayıda yazarın çalışmasında yeni bir hayat kazandığının altını çizmiş, gelen eleştirilere terimin orijinal anlamını hatırlatarak cevap vermiştir.

Bir nesnenin ya da olgunun sınır nesnesi olabilmesi için Star ve Griemeser’e (1989) göre bazı kriterleri aynı anda karşılaması gerekmektedir. Bunlardan birincisi yorumlama esnekliğidir (interpretative flexibility), ve bir olgunun farklı bağlamlarda farklı anlamlar kazanabilmesi olarak tanımlanabilir. Örneğin kuşlar, bir grup avcı için potansiyel hedef/av olarak algılanabilirken, çevrebilimciler için korunması gereken canlılardır. Ancak bu özellik çevremizdeki neredeyse tüm nesne/olgular için geçerli olabilir. İşte terime gelen temel eleştiriler de buradan kaynaklanmaktadır. Ancak Star (2010), sınır nesnesinden bahsedebilmek için bu kriterin gerekli fakat yeterli olmadığını belirtmiştir.

Bir olguyu sınır nesnesi haline getiren önemli bir diğer kriter, nesnenin ‘çözünürlüğünü’, yorumlama esnekliğini mümkün kılmak adına, olabildiğince düşük tutan pratiklerin var olması ve bu pratiklerin farklı grupların o nesne üzerine belli bir fikir birliğine varmadan iş birliği yapabilmesini sağlamasıdır. Bu sebeple Star’a (2010) göre yorumlama esnekliği barındıran tüm olgular, ancak belli bağlamlarda sınır nesnesi haline gelebilirler. 

Örneğin, çevrebilimcilerin kuşların korunması için bürokrat ve politikacılarla birlikte çalışması gerekir. Ancak iki grubun da öncelikleri farklı olabilir. Buna rağmen çevrebilimcilerin, kuşların neden korunması gerektiği üzerine bürokrat ve politikacılarla hemfikir olmak zorunda olmadan da iş birliği yapması gerekir. Bu aşamada kuşların fonksiyonlarının birden fazla tanımına rastlarız. İşte bu örnekte sınır nesnesi, bu iki grubun kuş kavramı/fonksiyonu etrafından fikir birliğine varmadan da beraber çalışabilip onları korumak için gereken politikaları oluşturabilmesini mümkün kılan pratiklerin bütünüdür.

Yazar: Selen Eren
Editör: Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Trading zone, boundary organization, sınır işi, interpretative flexibility, işbirliği, collaboration.


Kaynakça 

Star, S. L. (1988). The structure of ill-structured solutions: Boundary objects and heterogeneous distributed problem solving. M. Huhns and L. Grasser (Ed.), Readings in distributed artificial intelligence içinde (s. 37-54). Menlo Park, CA: Kaufman.

Star, S. L., and J. Griesemer. (1989). Institutional ecology, ‘Translations’, and Boundary objects: Amateurs and professionals on Berkeley’s museum of vertebrate zoology. Social Studies of Science 19:387-420.

Star, S. L. (2010). This is not a boundary object: Reflections on the origin of a concept. Science, Technology, & Human Values, 35(5), 601-617.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Eren, S. (2021). Boundary object: Sınır nesnesi. K. Akyüz (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/06/03/sociotechnical-imaginaries-sosyoteknik-tasavvurlar/.

Figuration: Biçimleme

Biçimleme STS alanında sıklıkla kullanılmakta olan bir kavramdır. Bu kavramı kullananlardan en yaygın olarak bilineni kültürel bilim tarihçisi Donna Haraway’inkidir. Haraway’in ilk varsayımı, matematiksel ve teknik diller de dahil olmak üzere tüm dillerin biçimsel olduğudur. Yani diller mecazlar üzerinden kurgulanır ve uygulamaların ve anlamların çeşitli alanları üzerinden çağrışım uyandırır. Bu bağlamda, teknolojiler materyalize olmuş biçimleme formlarıdır ve bir araya toplanmış şeyleri ve anlamları aşağı yukarı sabit aranjmanlar haline getirirler. Bu aranjmanlar insan ve makinelerin ilişkilenmesinin belirli yollarını beraberinde getirir. O zaman, teknoloji üretiminin pratiklerine yapılacak müdahalenin bir yolu da insan ve makinelerin bu pratikler icinde hali hazırda nasıl biçimlendiğinin ya da bunların farklı bir şekilde nasıl biçimlenebileceğinin kritik bir değerlendirmesidir (Haraway, 1997 p.11). 

Suchman biçimlemeyi “bir şekil tahsis etmek” olarak tanımlar. Ona göre biçimleme, “materyal ve semiotiğin zaman içerisinde doğal hale gelecek şekilde beraber tutulma eylemidir. Bu da dolayısıyla, söz konusu eylemin bileşen unsurlarını geri kazanmak icin verilerin açılması (unpack) gerekliliğini doğurur.  Biçimleme aynı zamanda bir üretim modudur. Biçimlerin devridaimi onların çevresindeki öğelerle birlikte yeniden ele alınmasını, çoğalarak artmasını ya da en azından potansiyel değişimini beraberinde getirir. Böylece biçimleme; hem şeylerin yapıldığı metotu hem de onların analizi ve yeniden yapılması ya da bozulması için oluşturulan kaynağı kapsamaktadır (Suchman, 2012 p.49).                                              

Yazar: Cansu Güner
Editör: Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Teknoloji üretim pratikleri, Materyal-göstergebilim, Aranjman, Feminist Teknobilim.


Kaynakça 

Suchman, L. (2012). Configuration. In Inventive Methods: The Happening of the Social (pp. 48-61). Routledge.

Suchman, L. (2006). Human-machine reconfigurations: Plans and situated actions. Cambridge University Press.

Castañeda, C. (2002). Figurations: Child, bodies, worlds. Duke University Press.

Haraway, Donna Jeanne. (1997). Modest_Witness@Second_Millennium. Female- Man_Meets_OncoMouse. New York: Routledge.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Güner, C. (2020). Figuration: Biçimleme. K. Akyüz (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/03/22/figuration-bicimleme/.

I-methodology: Ben-metodu

Ben-metodu, ilk olarak Madeline Akrich tarafından “Kullanıcı Temsili: Pratikler, Metotlar ve Sosyoloji” makalesinde ortaya atılmış ve geliştirilmiştir (Akrich, 1995). Tasarımcılar gelecekteki kullanıcılarının amaçlarını, ilgilerini ve yeterliliklerini anlamak icin çeşitli metodlara başvurmaktadırlar. Bunlar belirgin ya da belirsiz metotlar olabilir. Belirgin metotlardan bazıları pazar araştırması, tüketici testleri ve kullanıcı geribildirimleridir. Belirsiz methodlar ise uzman vizyonuna güvenmek ve Ben-metodu’dur. Ben-metodu temelde, tasarımcıların kendilerini kullanıcıların temsilcileri olarak adlettikleri tasarım pratiğine verilen isimdir. Daha sonra bu kavram, Oudshoorn et. al (2004) tarafından da ele alınarak toplumsal cinsiyet bağlamında kullanılmıştır. Bu çerçevede kavram, tasarım pratiklerinde belirli gruplara tanınan önceliğin ve tasarım tarafından şekillenen mikro dinamiklerin işleyiş mekanizmasını anlatmak amacıyla kullanılmıştır. Yazarlar, Bilişim ve İletişim Teknolojileri tasarım pratiklerinin nasıl erkek kullanıcılara öncelik tanıdığını anlamak icin tasarımcıların toplumsal cinsiyet kimliklerinin hesaba katılması gerekliliğini savunmaktadırlar.

Yazar: Cansu Güner
Editör: Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Feminist Teknobilim, Tasarım Pratikleri, Artefakt, Toplumsal Cinsiyet ve Teknoloji.


Kaynakça

Akrich (1995). User representations: Practices, methods and sociology. In Managing technology in society: The approach of constructive technology assessment, edited by A. Rip, T. J. Misa, and J. Schot, 167-84. London: Pinter Publishers.

Oudshoorn, N., Rommes, E., & Stienstra, M. (2004). Configuring the user as everybody: Gender and design cultures in information and communication technologies. Science, Technology, & Human Values, 29(1), 30-63.

Woolgar, Steve (1991): Configuring the user. The case of usability trials. In: John Law (Hg.): A Sociology of monsters. Essays on power, technology, and domination. London, New York: Routledge (Sociological review monograph, 38), S. 57–103.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Güner, C. (2020). I-methodology: Ben-metodu. K. Akyüz (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/03/22/i-methodology-ben-metodu/.

Situational Analysis: Durumsal Analiz

Durumsal Analiz (DA) gömülü kuramın (grounded theory) yenilikçi bir uzantısı olarak ortaya çıkan bir teori-metod paketidir. Kalitatif araştırma yöntemlerinden olan derinlemesine mülakat, gözlem, etnografik bulgu, görsel ve tarihsel söylem ve benzeri materyalleri analiz etmek için kullanılmaktadır.  Ana amacı gömülü kuramı positivist kalıntılarından kurtararak, post modern ve yorumlayıcı akımın ihtiyaçlarına cevap verecek bir metot üretmektir. Durumsal Analiz yönteminde “durum” temel analiz birimidir. DA projelerinde üç farklı durumsal analiz haritası üretilir ve kullanılır. Bunlardan ilki olan Durumsal Haritalar, üzerinde araştırılma yapılan durumdaki başlıca elementlerin belirtilmesinde yardımcı olur. Sosyal Dünyalar ve Arenalar Haritası araştırılan durumda bulunan başlıca kollektif taahhütlerin, ilişkilerin ve aksiyon alanlarının ekolojik haritasıdır. Son olarak, Pozisyon Haritalari durumdaki başlıca söylemlerin ifade edilen ya da edilmeyen poziyonlarını görselleştirir.

Yazar: Cansu Güner
Editör: Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Bilim ve Teknoloji Çalışmaları Metotları, Gömülü Kuram Metodolojisi, Derinlemesine Mülakat, Etnografi, Post Modernism, Post Yapısalcılık.


Kaynakça

Clarke, A. E. (2003). Situational analyses: Grounded theory mapping after the postmodern turn. Symbolic interaction, 26(4), 553-576.

Clarke, A. E., Friese, C., & Washburn, R. S. (2017). Situational analysis: grounded theory after the interpretive turn. Sage Publications.

Clarke, A. E. (2005). Situational Analysis: Grounded Theory After the Postmodern Turn. Sage Publications.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Güner, C. (2020). Situational Analysis: Durumsal Analiz. K. Akyüz (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/03/22/situational-analysis-durumsal-analiz/.

Infrastructures: Altyapılar

Bilim ve Teknoloji Çalışmaları (BTÇ) literatüründe altyapı (infrastructures) çalışmaları, genellikle Susan Leigh Star ve Karen Ruhleder’ın (1996) “altyapı” terimini literatüre kazandırdığı öncü çalışmasına dayandırılır. Star ve Ruhleder bu çalışmalarında, terimin günlük kullanımdaki karşılığı olan “beton ve çelik gibi malzemelerden yapılan [statik] tesisat”  (Carse, 2012) anlamına karşı çıkmış ve altyapıyı belli bir bağlamda kurulan dinamik ilişkilerin bütünü olarak kavramsallaştırmıştır (Karasti et al., 2016). Daha sonra söz konusu terim, doğa ya da bilgi üretimi gibi, çok sayıda sistemi içinde barından karmaşık ekolojileri betimlemek için kullanılmaya başlanmıştır (ör. nature as infrastructure, Carse, 2012; bilgi altyapıları Edwards et al. 2017). Altyapılar farklı bakış açılarıyla dört kategori altında incelenmiştir: inşa edilmiş (built) altyapılar, enformasyon (information) altyapıları, bilgi (knowledge) altyapıları ve siberaltyapılar (Slota & Ruhleder, 1996). Larkin (2013), altyapıların sadece siyasi boyutlarının değil aynı zamanda görsel, şiirsel, estetik boyutlarının oluşundan yola çıkarak, onları toplumların hayallerinin taşındığı ve duygusal olarak gerçekleştirildiği vasıtalar olarak görür. Altyapıların özelliklerinden biri görünmez olmalarıdır; bu yönden bakıldığında çöküş/bozulma (breakdown) anları altyapıları incelemek açısından önemlidir (Star, 1999).


Yazarlar: Selen Eren ve Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Enformasyon altyapıları; Bilgi altyapıları;  Siberaltyapılar; Sosyo-teknik sistemler.


Kaynakça

Carse, A. (2012). Nature as infrastructure: Making and managing the Panama Canal watershed. Social Studies of Science, 42(4), 539-563. doi:10.1177/0306312712440166

Karasti, Helena, Florence Millerand, Christine M. Hine and Geoffrey C. Bowker. “Knowledge infrastructures: part I”. Science & Technology Studies 29, no. 1. (2016): 2-12.

Larkin, B. (2013). The Politics and Poetics of Infrastructure. Annual Review of Anthropology, 42(1), 327-343. doi:10.1146/annurev-anthro-092412-155522

Slota, S. C., & Bowker, G. C. (2017). How infrastructures matter. The handbook of science and technology studies, 529-554.

Star, S. L. ve Ruhleder, K. (1996). Steps Towards an Ecology of Infrastructure: Borderlands of design and access for large information spaces. Information Systems Research 7(1), 111-134. doi: https://doi.org/10.1287/isre.7.1.111

Star, S. L. (1999). The Ethnography of Infrastructure. American Behavioral Scientist, 43(3), 377-391. doi:10.1177/00027649921955326


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Eren, S. ve Akyüz, K. (2020). Infrastructures: Altyapılar. iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/01/22/infrastructures-altyapilar/.

Knowledge infrastructures: Bilgi altyapıları

Paul Edwards (2010), Susan Leigh Star ve Karen Ruhleder’ın (1996) ortaya attığı altyapı kavramından yola çıkarak, bilgi altyapısını, beşeri ve fiziki dünyaların bilgisini üreten, paylaşan ve üretilen ifadelerin ‘bilgi’ statüsünü koruyan sağlam bir ilişkiler ağı olarak tanımlamaktadır. Ancak bu ilişki ağı sadece insanlar arasında kurulmamaktadır. Bilgi altyapısı, insanlar, teknolojik aletler/sistemler ve kurumlar arasında kurulan dinamik bir ilişki ağıdır (Edwards, 2010). Kurumdan kastedilen ise, insan grupları olabildiği gibi toplumsal normlar ve standartlaşmış pratikler de olabilir. Son olarak, bilgi altyapıları literatürüne bakıldığında, bu alanda çalışan BTÇ araştırmacılarının (bkz. Beaulieu, 2001; Bowker, 2000; Edwards ve diğerleri, 2013; Ribes ve Jackson, 2013; Rosner, 2012) ilgilenmekte olduğu sorular şu şekilde özetlenebilir: Bilgi altyapıları nasıl oluşmakta ve nasıl korunmaktadır? Spesifik bir bilgi altyapısını oluşturan ilişki ağındaki üyelerin birbirleriyle olan ilişkileri nasıldır? Bir ifadeye bilgi statüsünü kazandıran farklı güven mekanizmaları ve nesnellik ölçütleri/rejimleri nasıl bir arada bulunabilmektedir? Birlikte çalışan farklı üyelerin (ör. gözlemlerini kaleme alan insanlar ile 1 ve 0 dilinde kaydeden sensörler) geçerli bilgi savları üretebilmeleri adına dilleri ortak paydada birleştirilirken, bu sürecin kazananları ve kaybedenleri kimler/neylerdir? İlişki ağının heterojen yapısını korurken, yani olabildiğince farklı bilgi üretme şekillerini dahil edebilecek nitelikte üye barındırırken, nasıl daha güvenilir ve sorumlu bilgi altyapıları üretilebilir?


Yazar: Selen Eren
Editör: Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Altyapı; Infrastructural inversion; Sosyo-teknik sistemler.


Kaynakça

Beaulieu, A. (2001). Voxels in the brain: Neuroscience, informatics and changing notions of objectivity. Social Studies of Science 32 (5), 635-680. doi: https://doi.org/10.1177/030631201031005001

Bowker, G. C. (2000). Biodiversity Datadiversity. Social Studies of Science 30(5), 643-683. doi: https://doi.org/10.1177/030631200030005001

Edwards, P.N. (2010). A Vast Machine: Computer Models, Climate Data, and the Politics of Global Warming. Cambridge, MA: MIT Press. 

Edwards, P. N., Jackson, S. J., Chalmers, M. K., Bowker, G. C., Borgman, C. L., Ribes, D., Burton, M. ve Calvert, S. (2013). Knowledge Infrastructures: Intellectual Frameworks and Research Challenges. Erişim adresi: https://escholarship.org/content/qt2mt6j2mh/qt2mt6j2mh.pdf

Ribes, D. ve Jackson S.J., (2013). “Data Bite Man: The Work of Sustaining Long-Term Data Collection”. L. Gitelman (Ed.), Raw Data Is an Oxymoron içinde (s. 147-166). Cambridge, MA: MIT Press. 

Rosner, D. K. (2012, February). The Material Practices of Collaboration. Proceedings of the ACM 2012 conference on Computer Supported Cooperative Work (s. 1155-1164) içinde. New York: ACM. doi: 10.1145/2145204.2145375.

Star, S. L ve Ruhleder, K. (1996). Steps Towards an Ecology of Infrastructure: Borderlands of design and access for large information spaces. Information Systems Research 7(1), 111-134. doi: https://doi.org/10.1287/isre.7.1.111


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Eren, S. (2020). Knowledge infrastructures: Bilgi altyapıları. K. Akyüz (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2019/12/10/knowledge-infrastructures-bilgi-altyapilari/.

Boundary-work: Sınır işi

Thomas F. Gieryn ‘sınır işi’ terimini ortaya atarak bilimin otoritesinin nereden geldiği sorusuna Merton, Kuhn, ya da Popper gibi tözsel bir açıklama getirmek yerine konstrüktivist bir yorum getirmiştir (Gieryn, 1999, pp. 26-27). Gieryn, kendinden önce bilimin sınırları üzerine benzer kullanımların bulunduğunu ve ‘sınır işi’ kavramını kendisine önerenin de Steve Woolgar olduğunu belirtir (Gieryn, 1995, p. 441). ‘Sınır işi’ olarak ilk kullanıldığında, bilim insanlarının bilimi diğer entelektüel aktivitelerden ayırma çabalarında gözlemlenen bir ideolojik stil olarak tanımlanmıştır (Gieryn, 1983, p. 781). İdeolojik stille ifade edilmek istenen, bilimi bilim olmayandan (non-science) ayırmak için bilimin kurumlarına belirli özellikler atfederek bir sosyal sınır inşa etme çabasıdır (Gieryn, 1983, p. 782). Gieryn, bu amaçla gerçekleşen itibar mücadelelerini (credibility contest) üç tarzda açıklar: dışlama (expulsion), yayılma (expansion) ve özerkliğin korunması (protection of autonomy) (Gieryn, 1999, pp. 15-17). Bu mücadelelerle gözlemlenen sınır işi, stratejik pratik bir eylemdir ve araçsalcıdır. Sürekli yeniden çizilen kültürel haritalarda neyin bilim olup olmadığı yeniden tanımlandıkça, epistemik otorite tekrar dağıtılmaktadır (Gieryn, 1999, pp. 23-24).

Yazar: Kaya Akyüz
Editör: Cansu Güner


Anahtar Kelimeler: İtibar mücadeleleri; Bilimin kartografyası; Sınır nesnesi; Sözdebilim


Kaynakça:

Gieryn, T. F. (1983). Boundary-Work and the Demarcation of Science from Non-Science – Strains and Interests in Professional Ideologies of Scientists. American Sociological Review, 48(6), 781-795. doi:10.2307/2095325

Gieryn, T. F. (1995). “Boundaries of Science”. S. Jasanoff, G. E. Markle, J. C. Petersen ve T. Pinch (Ed.), The Handbook of Science and Technology Studies içinde (s. 393-443). Thousand Oaks/London/New Delhi: SAGE.

Gieryn, T. F. (1999). Cultural boundaries of science: Credibility on the line. Chicago/London: University of Chicago Press.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Akyüz, K. (2019). Boundary-work: Sınır işi. C. Güner (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2019/11/27/boundary-work-sinir-isi/.