Cyborg: Siborg

Donna Haraway tarafından 1985 yılında kaleme alınan Siborg Manifesto’da “siborg” şöyle tanımlanır: “Siborg, sibernetik bir organizma, bir makine ve organizma hibriti, sosyal bir gerçeklik olduğu kadar kurgusal bir mahluktur da” (Haraway 1991, s.150). 

Siborg o halde kurgu-gerçek, doğa-kültür, makine-hayvan, organik-inorganik, doğal olan-insan elinden çıkma ayrımlarının kurgusal karakterini belirtmek için ortaya atılmış bir kavramdır. Donna Haraway, bir feminist olarak kimliklerin “doğallaştırılmasına” eleştirel yaklaşır ve siborg terimini her türlü doğallaştırma hamlesine karşı bir alet olarak mobilize eder. 

Siborg figürü her türlü köken anlatısına ve “organik birlik” fikrine karşı çıkar. Manifestoda siborg figürasyonunun insan-hayvan, fiziksel olan ve olmayan, organizma-makine ayrımlarını yıkmayı amaçladığı, dolayısıyla “sınır ihlallerine, muhtemel füzyonlara ve tehlikeli ihtimallere” (s. 154) açık olduğu öne sürülür. Siborg figürü aynı zamanda kimliklenme sürecinin kısmi, stratejik ve parçalı tabiatına değinir ve “özdeşleşmeler/kimlikler değil [illa kan bağına dayanmayan] yakınlıklar” (s. 155) kurulması çağrısında bulunur. 

Siborg figürü eleştirilere de maruz kalmıştır. Vicki Kirby (1997), siborgun aksi yönde iddialarına rağmen aslında Kartezyen bir figür olduğunu öne sürer (Kirby 1997, ss. 146-147). Siborgun kendi hibrit konumunu ‘orijinal birlik’ fikrine karşı inşa etmesi, ona göre bizzat bu birliğin tasdikidir, kendinden önce gelen kendine özdeş bir birlik varsayar ve bunu yıkma işine soyunur.  Rosi Braidotti ise (1994) siborg kavramına sahip çıkmakla beraber, bu kavramın öngördüğü “toplumsal cinsiyetin ötesinde” dünya ideali çerçevesinde mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ile örülü dünyadan nasıl çıkılacağı gösterilmeden cinsiyetli bedenin metruk sayılmasını eleştirir (s. 170). 

Josef Barla’nın (2017) da belirttiği üzere Haraway siborg kavramının ortaya atıldığı zamanın gereksinimlerine yanıt verdiğini ve zamanla kavramın eleştirel işlevini yitirdiğini düşünerek yüzünü “yoldaş türler” gibi başka kavramlara dönmüştür.

Yazar: Öznur Karakaş
Editör: Cansu Güner


Anahtar Kelimeler: teknofeminizm, hibrit, doğakültür, siborg.


Kaynakça 

Barla, J. (2017). Cyborg. https://newmaterialism.eu/almanac/c/cyborg.html 

Haraway, D. (1985). “A Manifesto for Cyborgs: Science, Technology, and Socialist Feminism in the 1980’s.” Socialist Review 80: 65–108.

Bradiotti, R. (1994). Nomadic Subjects: Embodiment and Sexual Difference in Contemporary Feminism. New York ve Londra: Routledge. 

Haraway, D. (1991). Simians, Cyborgs and Women: The Reinvention of Women. New York ve Londra: Routledge. 

Kirby, V. (1997). Telling Flesh: The Substance of the Corporeal. New York ve Londra: Routledge.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Karakaş, Ö. (2021). Cyborg: Siborg. C. Güner (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2021/01/31/data-veri/.

Figuration: Biçimleme

Biçimleme STS alanında sıklıkla kullanılmakta olan bir kavramdır. Bu kavramı kullananlardan en yaygın olarak bilineni kültürel bilim tarihçisi Donna Haraway’inkidir. Haraway’in ilk varsayımı, matematiksel ve teknik diller de dahil olmak üzere tüm dillerin biçimsel olduğudur. Yani diller mecazlar üzerinden kurgulanır ve uygulamaların ve anlamların çeşitli alanları üzerinden çağrışım uyandırır. Bu bağlamda, teknolojiler materyalize olmuş biçimleme formlarıdır ve bir araya toplanmış şeyleri ve anlamları aşağı yukarı sabit aranjmanlar haline getirirler. Bu aranjmanlar insan ve makinelerin ilişkilenmesinin belirli yollarını beraberinde getirir. O zaman, teknoloji üretiminin pratiklerine yapılacak müdahalenin bir yolu da insan ve makinelerin bu pratikler icinde hali hazırda nasıl biçimlendiğinin ya da bunların farklı bir şekilde nasıl biçimlenebileceğinin kritik bir değerlendirmesidir (Haraway, 1997 p.11). 

Suchman biçimlemeyi “bir şekil tahsis etmek” olarak tanımlar. Ona göre biçimleme, “materyal ve semiotiğin zaman içerisinde doğal hale gelecek şekilde beraber tutulma eylemidir. Bu da dolayısıyla, söz konusu eylemin bileşen unsurlarını geri kazanmak icin verilerin açılması (unpack) gerekliliğini doğurur.  Biçimleme aynı zamanda bir üretim modudur. Biçimlerin devridaimi onların çevresindeki öğelerle birlikte yeniden ele alınmasını, çoğalarak artmasını ya da en azından potansiyel değişimini beraberinde getirir. Böylece biçimleme; hem şeylerin yapıldığı metotu hem de onların analizi ve yeniden yapılması ya da bozulması için oluşturulan kaynağı kapsamaktadır (Suchman, 2012 p.49).                                              

Yazar: Cansu Güner
Editör: Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Teknoloji üretim pratikleri, Materyal-göstergebilim, Aranjman, Feminist Teknobilim.


Kaynakça 

Suchman, L. (2012). Configuration. In Inventive Methods: The Happening of the Social (pp. 48-61). Routledge.

Suchman, L. (2006). Human-machine reconfigurations: Plans and situated actions. Cambridge University Press.

Castañeda, C. (2002). Figurations: Child, bodies, worlds. Duke University Press.

Haraway, Donna Jeanne. (1997). Modest_Witness@Second_Millennium. Female- Man_Meets_OncoMouse. New York: Routledge.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Güner, C. (2020). Figuration: Biçimleme. K. Akyüz (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/03/22/figuration-bicimleme/.

I-methodology: Ben-metodu

Ben-metodu, ilk olarak Madeline Akrich tarafından “Kullanıcı Temsili: Pratikler, Metotlar ve Sosyoloji” makalesinde ortaya atılmış ve geliştirilmiştir (Akrich, 1995). Tasarımcılar gelecekteki kullanıcılarının amaçlarını, ilgilerini ve yeterliliklerini anlamak icin çeşitli metodlara başvurmaktadırlar. Bunlar belirgin ya da belirsiz metotlar olabilir. Belirgin metotlardan bazıları pazar araştırması, tüketici testleri ve kullanıcı geribildirimleridir. Belirsiz methodlar ise uzman vizyonuna güvenmek ve Ben-metodu’dur. Ben-metodu temelde, tasarımcıların kendilerini kullanıcıların temsilcileri olarak adlettikleri tasarım pratiğine verilen isimdir. Daha sonra bu kavram, Oudshoorn et. al (2004) tarafından da ele alınarak toplumsal cinsiyet bağlamında kullanılmıştır. Bu çerçevede kavram, tasarım pratiklerinde belirli gruplara tanınan önceliğin ve tasarım tarafından şekillenen mikro dinamiklerin işleyiş mekanizmasını anlatmak amacıyla kullanılmıştır. Yazarlar, Bilişim ve İletişim Teknolojileri tasarım pratiklerinin nasıl erkek kullanıcılara öncelik tanıdığını anlamak icin tasarımcıların toplumsal cinsiyet kimliklerinin hesaba katılması gerekliliğini savunmaktadırlar.

Yazar: Cansu Güner
Editör: Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Feminist Teknobilim, Tasarım Pratikleri, Artefakt, Toplumsal Cinsiyet ve Teknoloji.


Kaynakça

Akrich (1995). User representations: Practices, methods and sociology. In Managing technology in society: The approach of constructive technology assessment, edited by A. Rip, T. J. Misa, and J. Schot, 167-84. London: Pinter Publishers.

Oudshoorn, N., Rommes, E., & Stienstra, M. (2004). Configuring the user as everybody: Gender and design cultures in information and communication technologies. Science, Technology, & Human Values, 29(1), 30-63.

Woolgar, Steve (1991): Configuring the user. The case of usability trials. In: John Law (Hg.): A Sociology of monsters. Essays on power, technology, and domination. London, New York: Routledge (Sociological review monograph, 38), S. 57–103.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Güner, C. (2020). I-methodology: Ben-metodu. K. Akyüz (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/03/22/i-methodology-ben-metodu/.

Situational Analysis: Durumsal Analiz

Durumsal Analiz (DA) gömülü kuramın (grounded theory) yenilikçi bir uzantısı olarak ortaya çıkan bir teori-metod paketidir. Kalitatif araştırma yöntemlerinden olan derinlemesine mülakat, gözlem, etnografik bulgu, görsel ve tarihsel söylem ve benzeri materyalleri analiz etmek için kullanılmaktadır.  Ana amacı gömülü kuramı positivist kalıntılarından kurtararak, post modern ve yorumlayıcı akımın ihtiyaçlarına cevap verecek bir metot üretmektir. Durumsal Analiz yönteminde “durum” temel analiz birimidir. DA projelerinde üç farklı durumsal analiz haritası üretilir ve kullanılır. Bunlardan ilki olan Durumsal Haritalar, üzerinde araştırılma yapılan durumdaki başlıca elementlerin belirtilmesinde yardımcı olur. Sosyal Dünyalar ve Arenalar Haritası araştırılan durumda bulunan başlıca kollektif taahhütlerin, ilişkilerin ve aksiyon alanlarının ekolojik haritasıdır. Son olarak, Pozisyon Haritalari durumdaki başlıca söylemlerin ifade edilen ya da edilmeyen poziyonlarını görselleştirir.

Yazar: Cansu Güner
Editör: Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Bilim ve Teknoloji Çalışmaları Metotları, Gömülü Kuram Metodolojisi, Derinlemesine Mülakat, Etnografi, Post Modernism, Post Yapısalcılık.


Kaynakça

Clarke, A. E. (2003). Situational analyses: Grounded theory mapping after the postmodern turn. Symbolic interaction, 26(4), 553-576.

Clarke, A. E., Friese, C., & Washburn, R. S. (2017). Situational analysis: grounded theory after the interpretive turn. Sage Publications.

Clarke, A. E. (2005). Situational Analysis: Grounded Theory After the Postmodern Turn. Sage Publications.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Güner, C. (2020). Situational Analysis: Durumsal Analiz. K. Akyüz (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/03/22/situational-analysis-durumsal-analiz/.

Co-production: Ortaklaşa üretim

Farklı literatürlerde farklı anlamları olabilen bu terimin Bilim ve Teknoloji Çalışmaları literatüründe benimsenmesi Sheila Jasanoff’un (2004) kullanımı ile gerçekleşmiştir. Jasanoff bu terimi, fiziki ve sosyal dünyaların, birbirinden ayrı iki dünya olarak değil, ayrılmaz bir bütünün birbirini sürekli olarak üreten parçaları olarak var olduklarını belirtmek için kullanmıştır. 18.yy Batı Aydınlanma kültürünün günümüz Batı kültürüne bırakmış olduğu en önemli miraslardan biri, fiziki ve sosyal dünyalar hakkında bilimsel bilgi üretme şeklimizin, bu dünyalardaki yaşayış pratiklerimizden ayrı olduğu kanısıdır. Bir başka deyişle fiziki dünya hakkında üretilen bilimsel bilginin,  sosyal dünyanın kendi iç dinamiklerinin etkisinden azade bir şekilde, incelenen olgu hakkındaki hakikatin birebir yansıması olabileceği iddia edilir. İşte ortaklaşa üretimci bakış açısı, fiziki doğa/nesnellik/akıl/olgu ve beşeri kültür/öznellik/duygu/değer arasında ikilik kuran ve realist ideoloji olarak bilinen bu mirası reddeder (Jasanoff, 2004, s.3). Bu yeni bakış açısına göre bilimsel bilgi, sosyal konstrüktivistlerin iddia ettiği gibi sadece sosyal pratiklerle üretilen ve fiziki dünya ile pek ilgisi olmayan zihinsel bir üretim (epifenomen) de değildir. Aksine bilimsel bilgi zihinsel, materyal, teknik, kültürel ve normatif olanın ortaklaşa üretimidir (Jasanoff, 2004, s.6). Dolayısıyla bilgi üretme pratikleri, maddi özellikler, teknolojik imkanlar, sosyal pratikler, kimlikler, normlar, söylemler vb. arasında devamlı olarak gerçekleşen müzakerelerdir. Daha somuta indirgersek, bir olgu hakkında bilimsel bilgi üretmek, ona ayna tutmak ya da onun birebir izdüşümünü çıkartmak değildir. Söz konusu olgular incelenirken, kullanılan enstrümanların üretildiği maddeden, gözlemleyen araştırmacıların kültürel kodlarına, verileri işleyen teknolojik aletlerin işleme metodundan, araştırmacı ekip içindeki güç ilişkilerine kadar bir çok maddi, teknik, sosyal, zihinsel ve normatif faktör bilgi üretimine katılıp bilimsel bilgiye bir şekil vermektedir. Böylece, ortaklaşa üretimci bakış açısı hem sosyal hem de teknobilimsel deterministler ile arasına mesafe koymuştur (Jasanoff, 2004).


Yazar: Selen Eren
Editör: Cansu Güner


Anahtar Kelimeler: Natureculture; Teknolojik imkan; Sosyal konstrüktivizm; Bilgi altyapıları.


Kaynakça

Jasanoff, S. (2004a). The idiom of co-production. S. Jasanoff (Ed.), States of knowledge: the co-production of science and the social order içinde (s. 1-12). London: Routledge.

Jasanoff, S. (2004b). Ordering knowledge, ordering society. S. Jasanoff (Ed.), States of knowledge: the co-production of science and the social order içinde (s. 13-45), London: Routledge.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Eren, S. (2020). Co-production: Ortaklaşa üretim. C. Güner (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/01/22/co-production-ortaklasa-uretim/.

Boundary-work: Sınır işi

Thomas F. Gieryn ‘sınır işi’ terimini ortaya atarak bilimin otoritesinin nereden geldiği sorusuna Merton, Kuhn, ya da Popper gibi tözsel bir açıklama getirmek yerine konstrüktivist bir yorum getirmiştir (Gieryn, 1999, pp. 26-27). Gieryn, kendinden önce bilimin sınırları üzerine benzer kullanımların bulunduğunu ve ‘sınır işi’ kavramını kendisine önerenin de Steve Woolgar olduğunu belirtir (Gieryn, 1995, p. 441). ‘Sınır işi’ olarak ilk kullanıldığında, bilim insanlarının bilimi diğer entelektüel aktivitelerden ayırma çabalarında gözlemlenen bir ideolojik stil olarak tanımlanmıştır (Gieryn, 1983, p. 781). İdeolojik stille ifade edilmek istenen, bilimi bilim olmayandan (non-science) ayırmak için bilimin kurumlarına belirli özellikler atfederek bir sosyal sınır inşa etme çabasıdır (Gieryn, 1983, p. 782). Gieryn, bu amaçla gerçekleşen itibar mücadelelerini (credibility contest) üç tarzda açıklar: dışlama (expulsion), yayılma (expansion) ve özerkliğin korunması (protection of autonomy) (Gieryn, 1999, pp. 15-17). Bu mücadelelerle gözlemlenen sınır işi, stratejik pratik bir eylemdir ve araçsalcıdır. Sürekli yeniden çizilen kültürel haritalarda neyin bilim olup olmadığı yeniden tanımlandıkça, epistemik otorite tekrar dağıtılmaktadır (Gieryn, 1999, pp. 23-24).

Yazar: Kaya Akyüz
Editör: Cansu Güner


Anahtar Kelimeler: İtibar mücadeleleri; Bilimin kartografyası; Sınır nesnesi; Sözdebilim


Kaynakça:

Gieryn, T. F. (1983). Boundary-Work and the Demarcation of Science from Non-Science – Strains and Interests in Professional Ideologies of Scientists. American Sociological Review, 48(6), 781-795. doi:10.2307/2095325

Gieryn, T. F. (1995). “Boundaries of Science”. S. Jasanoff, G. E. Markle, J. C. Petersen ve T. Pinch (Ed.), The Handbook of Science and Technology Studies içinde (s. 393-443). Thousand Oaks/London/New Delhi: SAGE.

Gieryn, T. F. (1999). Cultural boundaries of science: Credibility on the line. Chicago/London: University of Chicago Press.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Akyüz, K. (2019). Boundary-work: Sınır işi. C. Güner (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2019/11/27/boundary-work-sinir-isi/.