Infrastructures: Altyapılar

Bilim ve Teknoloji Çalışmaları (BTÇ) literatüründe altyapı (infrastructures) çalışmaları, genellikle Susan Leigh Star ve Karen Ruhleder’ın (1996) “altyapı” terimini literatüre kazandırdığı öncü çalışmasına dayandırılır. Star ve Ruhleder bu çalışmalarında, terimin günlük kullanımdaki karşılığı olan “beton ve çelik gibi malzemelerden yapılan [statik] tesisat”  (Carse, 2012) anlamına karşı çıkmış ve altyapıyı belli bir bağlamda kurulan dinamik ilişkilerin bütünü olarak kavramsallaştırmıştır (Karasti et al., 2016). Daha sonra söz konusu terim, doğa ya da bilgi üretimi gibi, çok sayıda sistemi içinde barından karmaşık ekolojileri betimlemek için kullanılmaya başlanmıştır (ör. nature as infrastructure, Carse, 2012; bilgi altyapıları Edwards et al. 2017). Altyapılar farklı bakış açılarıyla dört kategori altında incelenmiştir: inşa edilmiş (built) altyapılar, enformasyon (information) altyapıları, bilgi (knowledge) altyapıları ve siberaltyapılar (Slota & Ruhleder, 1996). Larkin (2013), altyapıların sadece siyasi boyutlarının değil aynı zamanda görsel, şiirsel, estetik boyutlarının oluşundan yola çıkarak, onları toplumların hayallerinin taşındığı ve duygusal olarak gerçekleştirildiği vasıtalar olarak görür. Altyapıların özelliklerinden biri görünmez olmalarıdır; bu yönden bakıldığında çöküş/bozulma (breakdown) anları altyapıları incelemek açısından önemlidir (Star, 1999).


Yazarlar: Selen Eren ve Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Enformasyon altyapıları; Bilgi altyapıları;  Siberaltyapılar; Sosyo-teknik sistemler.


Kaynakça

Carse, A. (2012). Nature as infrastructure: Making and managing the Panama Canal watershed. Social Studies of Science, 42(4), 539-563. doi:10.1177/0306312712440166

Karasti, Helena, Florence Millerand, Christine M. Hine and Geoffrey C. Bowker. “Knowledge infrastructures: part I”. Science & Technology Studies 29, no. 1. (2016): 2-12.

Larkin, B. (2013). The Politics and Poetics of Infrastructure. Annual Review of Anthropology, 42(1), 327-343. doi:10.1146/annurev-anthro-092412-155522

Slota, S. C., & Bowker, G. C. (2017). How infrastructures matter. The handbook of science and technology studies, 529-554.

Star, S. L. ve Ruhleder, K. (1996). Steps Towards an Ecology of Infrastructure: Borderlands of design and access for large information spaces. Information Systems Research 7(1), 111-134. doi: https://doi.org/10.1287/isre.7.1.111

Star, S. L. (1999). The Ethnography of Infrastructure. American Behavioral Scientist, 43(3), 377-391. doi:10.1177/00027649921955326


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Eren, S. ve Akyüz, K. (2020). Infrastructures: Altyapılar. iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2020/01/22/infrastructures-altyapilar/.

Knowledge infrastructures: Bilgi altyapıları

Paul Edwards (2010), Susan Leigh Star ve Karen Ruhleder’ın (1996) ortaya attığı altyapı kavramından yola çıkarak, bilgi altyapısını, beşeri ve fiziki dünyaların bilgisini üreten, paylaşan ve üretilen ifadelerin ‘bilgi’ statüsünü koruyan sağlam bir ilişkiler ağı olarak tanımlamaktadır. Ancak bu ilişki ağı sadece insanlar arasında kurulmamaktadır. Bilgi altyapısı, insanlar, teknolojik aletler/sistemler ve kurumlar arasında kurulan dinamik bir ilişki ağıdır (Edwards, 2010). Kurumdan kastedilen ise, insan grupları olabildiği gibi toplumsal normlar ve standartlaşmış pratikler de olabilir. Son olarak, bilgi altyapıları literatürüne bakıldığında, bu alanda çalışan BTÇ araştırmacılarının (bkz. Beaulieu, 2001; Bowker, 2000; Edwards ve diğerleri, 2013; Ribes ve Jackson, 2013; Rosner, 2012) ilgilenmekte olduğu sorular şu şekilde özetlenebilir: Bilgi altyapıları nasıl oluşmakta ve nasıl korunmaktadır? Spesifik bir bilgi altyapısını oluşturan ilişki ağındaki üyelerin birbirleriyle olan ilişkileri nasıldır? Bir ifadeye bilgi statüsünü kazandıran farklı güven mekanizmaları ve nesnellik ölçütleri/rejimleri nasıl bir arada bulunabilmektedir? Birlikte çalışan farklı üyelerin (ör. gözlemlerini kaleme alan insanlar ile 1 ve 0 dilinde kaydeden sensörler) geçerli bilgi savları üretebilmeleri adına dilleri ortak paydada birleştirilirken, bu sürecin kazananları ve kaybedenleri kimler/neylerdir? İlişki ağının heterojen yapısını korurken, yani olabildiğince farklı bilgi üretme şekillerini dahil edebilecek nitelikte üye barındırırken, nasıl daha güvenilir ve sorumlu bilgi altyapıları üretilebilir?


Yazar: Selen Eren
Editör: Kaya Akyüz


Anahtar Kelimeler: Altyapı; Infrastructural inversion; Sosyo-teknik sistemler.


Kaynakça

Beaulieu, A. (2001). Voxels in the brain: Neuroscience, informatics and changing notions of objectivity. Social Studies of Science 32 (5), 635-680. doi: https://doi.org/10.1177/030631201031005001

Bowker, G. C. (2000). Biodiversity Datadiversity. Social Studies of Science 30(5), 643-683. doi: https://doi.org/10.1177/030631200030005001

Edwards, P.N. (2010). A Vast Machine: Computer Models, Climate Data, and the Politics of Global Warming. Cambridge, MA: MIT Press. 

Edwards, P. N., Jackson, S. J., Chalmers, M. K., Bowker, G. C., Borgman, C. L., Ribes, D., Burton, M. ve Calvert, S. (2013). Knowledge Infrastructures: Intellectual Frameworks and Research Challenges. Erişim adresi: https://escholarship.org/content/qt2mt6j2mh/qt2mt6j2mh.pdf

Ribes, D. ve Jackson S.J., (2013). “Data Bite Man: The Work of Sustaining Long-Term Data Collection”. L. Gitelman (Ed.), Raw Data Is an Oxymoron içinde (s. 147-166). Cambridge, MA: MIT Press. 

Rosner, D. K. (2012, February). The Material Practices of Collaboration. Proceedings of the ACM 2012 conference on Computer Supported Cooperative Work (s. 1155-1164) içinde. New York: ACM. doi: 10.1145/2145204.2145375.

Star, S. L ve Ruhleder, K. (1996). Steps Towards an Ecology of Infrastructure: Borderlands of design and access for large information spaces. Information Systems Research 7(1), 111-134. doi: https://doi.org/10.1287/isre.7.1.111


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Eren, S. (2020). Knowledge infrastructures: Bilgi altyapıları. K. Akyüz (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2019/12/10/knowledge-infrastructures-bilgi-altyapilari/.

Techno-nationalism: Tekno-milliyetçilik

Terimin ortaya çıkışı farklı araştırmacıların 80’lerde ortaya koyduğu çalışmalara dayanır. Bu çalışmalardan birinde, Reich (1987), tekno-milliyetçiliği “A.B.D’nin teknolojik atılımlarını yabancı aktörlerden korumak amacıyla izlediği politikaları tarif ederken” (aktaran, Kennedy, 2013) kullanır. Bir diğer çalışmada ise, Charland (1986, s. 197), “teknolojinin, iletişimi artırma yoluyla ulus yaratma kapasitesi” olarak nitelendirdiği terimi, Kanada’da ulusal televizyon yayınlarının başlaması ve ülkenin doğu ve batısını birleştiren demiryolu ağının inşası ışığında ele alır. Bu iki öncü çalışma göz önüne alınarak, literatürde kavram üzerine yapılan araştırmalar kabaca iki gruba ayrılabilir. Daha çok global analiz ve karşılaştırmalı yöntemleri kullanan ilk gruptaki çalışmalar, tekno-milliyetçiliği ulus devletler arasındaki rekabete odaklanarak inceler. Bu araştırmalar, bilhassa Asya ve Pasifik ülkeleri arasındaki inovasyona dayalı yarışmacı politikalar üzerinde durur (Kennedy, 2013; Hughes, 2011). Buna ek olarak, küreselleşmeyle birlikte ulus devletlerin dışa açılım ve içe kapanma arasında yaşadığı gerilimin, tekno-milliyetçilik karşısına tekno-globalizmi çıkarttığı tespit edilir (Nakayama, 2012). Bu gerilimden de melez tekno-milliyetçi modellerin doğduğu belirtilir (Kennedy, 2013; Yamada 2000). Kavrama dair ikinci yaklaşım ise, tekno-milliyetçiliğin söylemsel, sembolik ve gündelik hayata dair olan boyutlarını vurgular. Kamusal aktörler, teknolojiye anlam verme pratikleri ve objelerle gündelik etkileşimleriyle tekno-milliyetçiliğin ifa edicisidir. Merriman ve Jones’un (2017), Galler’deki köprü ve otoyol örneklerindeki gibi, teknoloji, onunla olan etkileşimlerinde aktörlere milli kimliklerine anlam verecekleri alanlar yaratır (yabancı sermaye ya da iş birliğine açık bir karma model olarak “neo-tekno-milliyetçilik” için bkz: Yamada, 2000). Bu süreçlerde ulusların birer sembolü olarak algılanmaya başlanan teknolojik unsurlar, “doğal ve kaçınılmaz” hale bürünebilir (Amir, 2007). Teknolojik süreçlere dair farklı karar verme ihtimallerinin bastırıldığı ve eleştirel tavrın engellendiği ölçüde tekno-milliyetçilik, bir araya getirici olmanın tersine toplumsal olarak ayrıştırıcı özellik kazanır (Amir, 2007). Örneklerden de görüldüğü gibi, tekno-milliyetçilik, üzerinde uzlaşılmış tek bir tanıma sahip olmamakla beraber, onu farklı yöntemler ve bağlamlarda ele alan çalışmalar terime dair bakış açımızın gelişmesini sağlamaktadır. 


Yazar: Özgür Işık
Editör: Selen Eren


Anahtar kelimeler: Bilim, teknoloji ve politika; Milliyetçilik; Ulus devlet; Küreselleşme; İnovasyon; İktidar ve teknoloji


Kaynakça 

Amir, S. (2007). Nationalist Rhetoric and Technological Development: The Indonesian Aircraft Industry in the New Order Regime. Technology in Society 29(3), 283-293. doi: 10.1016/j.techsoc.2007.04.010.

Reich, R. (1987). The Rise of Techno-nationalism. The Atlantic Monthly 259(5), 63-69.

Kennedy, A. B. (2013). China’s Search for Renewable Energy: Pragmatic Techno-nationalism. Asian Survey 53(5), 909-930. doi: 10.1525/as.2013.53.5.909

Charland, M. (1986). Technological Nationalism. CTheory 10(1-2): 196 – 220. Erişim Adresi: http://journals.uvic.ca/index.php/ctheory/article/viewFile/14083/4854. 

Hughes, C. W. (2011). The Slow Death of Japanese Techno-nationalism? Emerging Comparative Lessons for China’s Defense Production. The Journal of Strategic Studies 34(3): 451-479. doi: 10.1080/01402390.2011.574987

Nakayama, S. (2012). Techno-nationalism versus Techno-globalism. East Asian Science, Technology and Society: An International Journal 6(1), 9-15.

Yamada, A. (2000). Neo-techno-nationalism: How and Why it Grows. Columbia International Affairs Online.

Merriman, P. ve Jones R. (2017). Nations, Materialities and Affects. Progress in Human Geography 41(5), 600-617. doi: 10.1177/0309132516649453.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Işık, Ö. (2019). Techno-nationalism: Tekno-milliyetçilik. S. Eren (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2019/11/27/techno-nationalism-tekno-milliyetcilik/.


Boundary-work: Sınır işi

Thomas F. Gieryn ‘sınır işi’ terimini ortaya atarak bilimin otoritesinin nereden geldiği sorusuna Merton, Kuhn, ya da Popper gibi tözsel bir açıklama getirmek yerine konstrüktivist bir yorum getirmiştir (Gieryn, 1999, pp. 26-27). Gieryn, kendinden önce bilimin sınırları üzerine benzer kullanımların bulunduğunu ve ‘sınır işi’ kavramını kendisine önerenin de Steve Woolgar olduğunu belirtir (Gieryn, 1995, p. 441). ‘Sınır işi’ olarak ilk kullanıldığında, bilim insanlarının bilimi diğer entelektüel aktivitelerden ayırma çabalarında gözlemlenen bir ideolojik stil olarak tanımlanmıştır (Gieryn, 1983, p. 781). İdeolojik stille ifade edilmek istenen, bilimi bilim olmayandan (non-science) ayırmak için bilimin kurumlarına belirli özellikler atfederek bir sosyal sınır inşa etme çabasıdır (Gieryn, 1983, p. 782). Gieryn, bu amaçla gerçekleşen itibar mücadelelerini (credibility contest) üç tarzda açıklar: dışlama (expulsion), yayılma (expansion) ve özerkliğin korunması (protection of autonomy) (Gieryn, 1999, pp. 15-17). Bu mücadelelerle gözlemlenen sınır işi, stratejik pratik bir eylemdir ve araçsalcıdır. Sürekli yeniden çizilen kültürel haritalarda neyin bilim olup olmadığı yeniden tanımlandıkça, epistemik otorite tekrar dağıtılmaktadır (Gieryn, 1999, pp. 23-24).

Yazar: Kaya Akyüz
Editör: Cansu Güner


Anahtar Kelimeler: İtibar mücadeleleri; Bilimin kartografyası; Sınır nesnesi; Sözdebilim


Kaynakça:

Gieryn, T. F. (1983). Boundary-Work and the Demarcation of Science from Non-Science – Strains and Interests in Professional Ideologies of Scientists. American Sociological Review, 48(6), 781-795. doi:10.2307/2095325

Gieryn, T. F. (1995). “Boundaries of Science”. S. Jasanoff, G. E. Markle, J. C. Petersen ve T. Pinch (Ed.), The Handbook of Science and Technology Studies içinde (s. 393-443). Thousand Oaks/London/New Delhi: SAGE.

Gieryn, T. F. (1999). Cultural boundaries of science: Credibility on the line. Chicago/London: University of Chicago Press.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Akyüz, K. (2019). Boundary-work: Sınır işi. C. Güner (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2019/11/27/boundary-work-sinir-isi/.

Technological affordance: Teknolojik imkan

Ian Hutchby bu terimi 2001 yılında, teknoloji ve bilim sosyolojisi literatüründe uzun süredir devam eden ve iki grup arasına sıkışmış olan bir tartışma bağlamında, tarafları, kendi deyimiyle, üçüncü bir yolda uzlaştırmak için ileri sürmüştür. Taraflardan ilki olan realist yaklaşıma göre, her teknolojik nesnenin kendine içkin özellikleri vardır ve bu özellikler toplumun o nesneyle girdiği her türlü ilişkiyi belirler, koşullandırır  (ör: teknolojik determinizm; bkz. Toffler, 1981; Poster 1995). Tartışmanın diğer tarafı, sosyal inşacılık yaklaşımına göre ise (bkz. social constructivism), nesneler toplumsal müzakerelerin, yani söylemsel pratiklerin birer ürünüdür (Bijker ve Law 1992). Hutchby, bu terimi, özellikle ikinci grubun önemli isimlerinden Grint ve Woolgar’ın 1997 yılında kaleme aldığı “bir metin olarak teknoloji” fikrine karşı ortaya atmıştır. Sosyal inşacı yaklaşımla teknoloji ve toplum ilişkisini ele alan bu iki yazara göre, her teknolojik nesne, onu üretenler tarafından “yazılmış”, onu kullananlar tarafından da “okunan/yorumlanan” bir metin gibidir. Dolayısıyla bu yazarlara göre teknolojiler, kendilerine içkin özelliklere sahip değildir; aksine, adeta bir tabula rasa gibi, üreticileri ve onu kullananlar arasındaki uzlaşmanın şekil verdiği bir hamur gibi görülürler. Buna karşılık Hutchby, psikolog Gibson’ın 1979 tarihli eserinden ödünç aldığı bu terimle (affordance), teknolojik nesnelerin, üreticiler tarafından kendileriyle neler “yazılabileceğini” ve kullanıcılar tarafından da nasıl “okunabileceklerini” sınırlandırdığını savunur. Dolayısıyla Hutchby’e göre, teknolojik nesneler toplumsal ilişkiler tarafından şekillendirilirken (teknolojik determinizmin aksine), toplumsal ilişkilerin teknolojileri nasıl şekillendireceği aslında teknolojilerin potansiyel maddi özellikleri, yani teknolojik imkan(lar)ı tarafından sınırlandırılmıştır.

Yazan: Selen Eren
Editör: Özgür Işık


Anahtar Kelimeler: Teknolojik determinizm; Sosyal inşacılık; Performativity; Materiality; Hybrid entity.


Kaynakça

Bijker, W. E. ve Law, J. (1992). General Introduction. W. B. Bijker ve J. Law (Ed.). Shaping Technology/Building Society içinde (s. 1-14). Cambridge, Mass.: MIT Press.

Grint, K. ve Woolgar, S. (1997). The Machine At Work. Cambridge: Polity.

Gibson, J. J. (1979). The Ecological Approach to Perception. London: Houghton Mifflin.

Hutchby, Ian. Technologies, texts and affordances. Sociology 35(2), 441-456. doi: https://doi.org/10.1017/S0038038501000219

Poster, M. (1995). The Second Media Age. Cambridge: Polity.

Toffler, A. (1981). The Third Wave. London: Collins.


Okumuş olduğunuz içeriği akademik çalışmalarınız için yararlı bulacağınızı umuyoruz. Bu içerikten araştırmalarınızda faydalanmanız durumunda APA formatında hazırlanmış aşağıdaki alıntılama örneğini kullanabilirsiniz. Lütfen alıntı yaparken erişim adresinin açık bir şekilde belirtildiğinden emin olunuz. Araştırmalarınızda başarılar dileriz. 

Eren, S. (2019). Technological affordance: Teknolojik imkan. Ö. Işık (Ed.) iris: Kitle Kaynaklı Türkçe STS Ansiklopedisi içinde. Erişim adresi (Erişim tarihi): https://irisansiklopedi.net/2019/11/27/technological-affordance-teknolojik-imkan/.